ALİ ŞERİATİ

Ali Şeriati Hüseyniye-i İrşad

New Page 1

Kull. Adı    

:

Şifre 

:  
     

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

  

Ebuzer: Issız Çölde Yalnız Mezar / İhsan ELİAÇIK
Sendin / Muhammed CAN
Profesör olmak; Ebu-Zer'in Kişiliğini Manupüle Etme Hakkını Verir Mi? / Muhammed CAN
Bir Diriliş Öncüsü: Dr. ALİ ŞERİATİ / Emin MANSURİ
Hamaney Şeriati’yi Savundu / Bülent Şahin ERDEĞER
Tüm medyalar için tıklayınız...
Tefsir Dersi

Tüm Arşivler İçin Tıklayınız...

DİNE KARŞI DİN
Hayatından Kesitler / Hazırlayan: Melih Ahıskalı
Özgürlük, Kutlu Özgürlük / Dr.Ali ŞERİATİ
Eşeğin Gölgesi
DUA / II

ÜYE OLUN

TARİH :17-03-2006

Siteye üye olun yeniliklerden hemen haberiniz olsun.

detay
Tüm haberler

.....................................................

TARİH : 2008-09-25 -- 08:45:10 tarihinde .. tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : ..
...

Bugün 706
Toplam 275262
En Fazla 1110
Ortalama 306
Üye Sayısı 1791
Bugün Üye Olan 1


İsim Soyisim

:

E-mail

:

Wb Sayfası

:

Ülke

:

Şehir

:

Mesajınız

:

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19
Sayfa: / 19 Toplam Mesaj : 466
................................................................................

TARİH : 2008-09-25 -- 08:45:10 tarihinde .. tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : ..
...

..................................................................................

TARİH : 2008-09-23 -- 17:46:12 tarihinde şeriati nurettin meriç tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : insan yüreği
MESULİYET DAVACISI::: NURETTİN TOPÇU............... Muhkem temellere yarın ki Büyük Türkiye'nin harcını atan mütefekkir... istikbalde ki güzel ve güneşli günlerin özlemini genç dimağlara nakşeden soylu fikir işçisi... memleket aşkıyle yanan bu güzel adam mütemadiyen FİKRİN YOBAZLARINA karşı kavga vermiş,,, menfaat mukabilinde yüreklerinde sahte vatan sevgisi besleyenlere mukabil,,, vatanını meccanen sevecek yüreğe sahip aydınlık nesillerin boy vermesine çalışmıştır... fikrin sahtekarca temsilciliğini yapan maymuncuklara karşı hakikati eksen almış ve bu mürailerin suratına çalmıştır...

Yaşadığı çağda halkına sessizliğin kalbinden bile seslenmesine tahammül edilememiş her dem zorbalarla karşı karşıya gelmiştir...yad ellerde bile vatan hasretiyle yaşayan bu yiğit insan,,, düşünce devi,,, gösterimiş olduğu ve alemi şaşırtmış olduğu başarılarının mukabilinde maddi bir talepte bulunmayı zül addederek istenebilecek en şerefli şeyi istemiş ve vatan sevgisini yabancıları bile şoke edecek şekilde izhar etmiştir... ve ayyıldızlı bayrağın 24 saat semalarda özgürce dalgalanmasını talep etmiştir...

Bu mesuliyet ve haysiyet davacısı muazzez mütefekkirin çalışması PARİS'TE yılın en başarılı doktora tezidir... SORBON ÜNİVERSİTESİ FELSEFE JÜRİSİ tarafından birinci seçilmiştir... SORBON ÜNİVERSİTESİ TARİHİNDE Kİ DERECE YAPIP FELSEFE DOKTORASI VEREN İLK TÜRK öğrenci zat-ı alileridir... üniversitenin geleneklerine göre en iyi derece alanlar mutlaka taltif edilmektedirler... binaenaleyh üstada da yetkili profösör sorar:::

------tebrik ediyoruz efendim! alacağınız ödülün tercih hakkını da size bırakıyoruz.
------nasıl yani?
------efendim bir altın saat mi? amerika veya kuzey avrupa'ya mavi bir yolculuk mu? hangisini tercih ederdiniz?

işte bu sorular üzerine haysiyet ve onur abidesi hassasiyetli insan kendinden emin ve kararlı olarak cevap verir...

-------hiçbiri değil!
-------o zaman ne istiyorsunuz?
-------sorbon üniversitesinin giriş ve çıkış kulelerinde yirmi dört saat ayyıldızlı Türk bayrağının dalgalanmasını istiyorum!
--------derhal bu isteğiniz yerine getirilecektir....

Teklife verilen bu cevaplara kulak misafiri olan profesörler hayret ve hayranlık içesrisinde kalırlar...vatan ve bayrak sevgisinin gurbet illerde okuyan bir öğrencinin yüreğinde böylesine yüceldiğine insanlık ve tarih nadir şahit olmuştur.... hele gidipte vatan haini olarak dönen soysuzları müşahede edince ve o kahpe ve karanlık hainlerin ülkenin temel taşlarını yerinden oynatacak makamlara gelmesini---getirilmesini görünce bu insanı yüreklerde sonsuzlaştırmamak gaflet olur,,,ihanet olur,,, hele hele bu insanın sevdiği ve yüreğinde taşıdığı vatanının üniversitelerinde okutulmaması ayrı bir gaflettir...

Maddi ve manevi değerleri muhteşem derecede mezcederek en güzel şekilde temsil etmiştir... ÇALIŞMAYI VE HAREKETLİLİĞİ tavsiye etmiş,,, hareketsiz varolmanın imkansızlığını haykırmıştır... temizliğe,,, söze sadakatli olmaya çok önem vermiş bu konuda milletinin zayıflığını ifşa ederek uyarmıştır... ALLAH KORKUSUNUN gönüllerde kök salmasını arzulamış,,, şahsiyetli bir toplum için bunun olmazssa olmaz olduğunun altını çizmiştir...

Her lahza MÜSLÜMAN BİR VATAN EVLADI olmanın bilinç ve şuuruyla yaşamış ve bu durumun gerektirdiği ağır sorumluluğu şerefle taşıyabilmiştir...çağın soytarılarına ve maymuncuklarına,,, fikrin fahişelerine karşı demir bir yumruk olmuş ve edebiyat değeri olmayan müsveddeleri paçavra gibi fırlatıp atmıştır.... TALEBE VE MUALLİM muvazenesini çok iyi kurmuş ve bu iki ulvi mefhumun,, yüce ve yüksek medeniyetlerin temeli olduğunu ifade etmiştir... vatan ve millet aşkıyle yanan bu masum ve onurlu yürek DİN YOBAZLARINI bile aydınlatacak kadar ilim sahibi bir şahsiyetti... dindarlığı bırakıp dincilik sularında kulaç atan kalıpçı gösteriş budalalarına hadlerini bilmelerini tavsiye ediyordu...

Yoksulluk ve yoksunluk ülkesinin sakiniydi... tam bir ANADOLUYDU..
kökü mazide bir atiydi... vatan--tarih--din--millet--adalet aşkıyle yanan bir yüreği vardı...AHLAKA VE ADALETE BÜYÜK ÖNEM VERİYORDU... VATAN--RUH--ADALET eksenli bir siyaseti vardı... kapsayıcı ve diriltici retorik sahibiydi...milletin omuzlarında yükselip millete hor bakanlara isyan ediyordu... çünkü milletten oy alıp deri koltuklara yapışanlar yanlarına gelen köylüyü kokuyor diyerek içeriye almıyor ve onu zimnen aşağılıyordu... oysa aşağıladığı varlık kendi varlık sebebiydi... makamı şöhreti serveti onun ellerindeydi... bu kahpeliklere bu köpekliklere dehşetli şekilde mukavemet ediyordu kurşun ağırlığındaki kelimeleri ile.... insandı o... yüreği verdı... sevgisi vardı... HERKESİN İNSANCA YAŞADIĞI BİR DÜNYANIN ÖZLEMİYLE YANIYORDU MUSTARİP VE MAHZUN YÜREĞİ...

Kölelikten başka hak bırakmayan sahte özgürlükçülere,,, münhasıran hizmet eri olmaktan başka vasfı layık görmeyen sahte vatancılara,,, kendisine tapınmaktan başkaca kurtuluş vaat etmeyen sahtekar din yobazlarına derin isyanı vardı... bu yüzden herkesi kuşatan retoriği vardı.... herşey bu vatan bu millet ve ümmet içindi... bu milletin evlatlarının dilencilik yapmasına ve din duygularını istismar etmesini yadırgıyordu...

Bu VATAN üzerinde ALLAH SEVGİSİ ve KORKUSU ekseninde ADALETÇİ ve ÖZGÜRLÜKÇE bir yol öneriyordu... kimseyi dışarıda koymuyordu...

Özgür doğan ümmetin ve milletin evlatları boyunlarında zincirlerle köleleştirilmişlerdi... sırtlarından kırbaçlar eksik olmuyordu... tedip edilmesi,,, uslandırılması gerekiyordu... yoksa netameli isteklerde bulunuyorlardı efendilerinden... BU İMKANSIZDI BİR KÖLE İÇİN... köle köleliğini bilmeliydi... zira o kölelikle damgalanmıştı... özgürlük efendilerin hakkıydı,, onlarda kimdi?.. köle efendiler için saraylar,,, şatolar inşa ederdi sadakatle uşaklık edeceği... efendisinin huzur içinde mutantan şekilde geçeceği köprüler yollar geçitler inşa etmekti görevi efendisi geçerken geçerken selam duracağı
.....ve gerektiğinde,, haddini aştığında,, yolundan şaştığında çürüyeceği,, acı çekeceği,, işkence seanslarına tabi olacağı zindanlar yükseltmekti her köşede... işte bu yüzden köle köleliğini bilmeliydi... her şey efendinin hakkıydı... bu köpekliklere,, bu şerefsizliklere,, bu haysiyetsizliklere derin hassasiyetli yüreği ve soylu vicdanı dayanamıyordu.... mesuliyet sahibiydi... binaenaleyh yabancıda kalamazdı bu netameli ve vahim sorunlara karşı...

'''''''bizim kim için ve ne için çalıştığını bilen insanlara ihtiyacımız var ''''''' derken bir milletin gençliğinin nasıl olması gerektiği ve nasıl bir karaktere haiz olması icap ettiğine işaret ediyordu..... olması gereken insan tipolojisini tarif ediyordu ve on ikiden vuruyordu....

'''''''''''''kendi mukadderatını kendi ellerine almayan bir millet yok olmaya mahkumdur''''''''''derken bir milletin kaderinin kendi ellerinde bulunduğu zaman yarınlarda ki aydınlık günleri hak edeceğini ve ilelebet payidar olacağını tespit ediyordu....çalışmayan ve üretmeyen bir milletin,,, dinin özünden kaynaklanan yüce ahlakı içselleştirmeyen ve kalıba takılan bir milletin başkalarının mahkumu olmasının kaçınılmaz olduğunu işaret ediyordu.... öyleyse bir milletin kaderini kendi öz iradesi ve kararı tayin etmeliydi... bu yücelmenin yükselmenin yegane koşuluydu.... bu başkalarının takdirine bırakılamayacak kadar bir VAROLUŞ MESELESİYDİ....

''''''''''''''kurban veren Anadolunun hür yaşamayada çocuklarını hür yaşatmayada hakkı vardır.'''''''''''''' derken bu milletin hürriyete ne derece seza bir millet olduğunu keskin hüccetlerle ispat ediyordu.... zira hürriyetin bedelini en onurlu şekilde ödeyen bir milletti bu millet ne kadarda KÖLELEŞTİRİLMİŞ OLSADA BİLAHİRE.. aşmadığı zorluk görmediği darlık çekmediği cefa yoktu bu milletin...her türlü sefaleti ve zilleti en ağırından yaşamıştı... şimdi kendi vatanında her şeyi en güzeliyle yaşamak hakkıydı ve bunu kimse engelleyemezdi ve engellememeliydi ama engelledi....


ŞİMDİ BU HAYSİYETLİ--HASSASİYETLİ VE MESULİYETLİ MÜTEFEKKİRİ ÇOK İYİ İDRAK ETMELİYİZ,,, NADİDE ESERLERİYLE BESLENMELİYİZ.... TEORİMİZİ GÜÇLENDİRMELİ VE ZİHNİMİZİ ZİNDE KILMALIYIZ ESERLERİYLE....... saygı selam dua umut muhabbet ahlak vatan kitap sevgi saadet barış kardeşlik dostluk ve DEVRİMLE

..................................................................................

TARİH : 2008-09-22 -- 22:18:28 tarihinde . tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : .
...

..................................................................................

TARİH : 2008-09-14 -- 13:22:05 tarihinde şeriati nurettin meriç tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : insan yüreği
HAYSİYETLİ SAVAŞÇI: CEMİL MERİÇ.................Tecessüsten daha büyük öğretmen yoktur kaidesi ekseninde yaşamış mütecessis bir fikir işçisi...Düşünerek dövüşmenin yücelticiliğine iman etmiş bir asil savaşçı...KESKİN BİR DUYARLILIK,,,ÖDÜNSÜZ BİR BİLİNÇ...Vatan sevgisi olmuş bir bütün...Değer sevdalısı bir yürek...Bıkmadan,,usanmadan okumuş,,düşünmüş,,yazmış...Ülkesi,,halkı ve insanlık için...SOYLU BİR AYDIN...Düşüncenin asaletine sığınmak ve dövüşerek yücelmek şahsında tecessüm etmiş ender bir simadır CEMİL MERİÇ...Fikir çoraklığı yaşayan bu toprağın çocuklarını rahmet yüklü düşünceleriyle ıslatmış bir insan...Fikrin namusuna sadakati terketmemiş haysiyetli bir savaşçı...Aydınlanmış ve aydınlatmak için yanan bir kandil....

Bu topraklardan kopup yabancı topraklarda kök arayan köksüzlere köklerini hatırlatmayı dava edinmiş bir hassas gönül...'''''''DOMUZLARI KUTSAL KİTAPLARLA BESLEDİM OLMADI'''''''diyor...Zira kökünden kopan dal kurumatya,,dalından düşen meyve çürümeye mahkumdur...Ulviyetle beslemeye çalıştığı dallar kurumuş,,meyveler çürümüştü....İşte bu yüzden yerli aşılar fayda etmedi,,YABANCILAŞAN YERLİLERE...TANRILARA İNKÎYAD ETTİLERDE TANRI'YA İSYANI MARİFET BİLDİLER...Dünyayı vatan bildilerde vatanlarına ihanet ettiler...HÜMANİZM ADINA İNSANLIĞA RAM OLDULARDA İNSANLARINA HOR BAKTILAR...Tahrif edilmiş kutsallara boyun eğdilerde kendi kutsallarına sövmeyi adamlık sandılar...Bu yüzdende kutsallarla beslenmek zor geldi MİKROPLARIN YUVALANDIĞI BÜNYEYE...

Dert dolu bir hayatı vardı...Zira bir davası vardı....Bir ülkesi vardı....Bir milleti vardı....Sorumluluğu gayet ağırdı...AMA İNSANLIK BU DUYARLI YÜREĞİN DERİN ÇIĞLIKLARINA SAĞIRDI.... Sonsuz yalnızlığın mahkumuydu.... Herkes kendini düşünürken,,o insanlığı düşünüyordu...Milletinin evlatlarını ayıran YALANCI DUVARLARI yıkmaya çalışan çelik bir balyozdu...DURMADAN İNİYORDU SAĞIR VİCDANLARIN ÜSTÜNE...Ama vicdanlar kararınca o ne yapsındı... DÜŞÜNCENİN TATİL EDİLMEYE YÜZ TUTTUĞU,,,KİTABIN YASAK MEYVE ADDEDİLDİĞİ BİR DEVRİN TALİHSİZLİĞİNİ YAŞIYORDU...Kabından taşıyordu ama demir duvarları delmekte kifayetsiz kalıyordu....Ne yapsındı,,kaynama derinliğin olduğu yerde olurdu ama DERİNLİĞİ YOK EDİLMİŞTİ,, ÜLKESİNİN VE HALKININ....

Diline çok sevdalıydı...''''''KAMUS NAMUSTUR''''''''''diyordu....Söze sahip çıkıyordu.....Ama sözü anlayan yürekler susturulmuştu..... Suskunluğun mahkumu olmuştu asırlık çınarın taze filizleri..... Yabancı aşılarla kısırlaştırılmışltı her şey...KEMAL TAHİR'İN deyimiyle:''''''''TARİHİ ÇALINMIŞ BİR MİLLETTİK'''''''''Haddizatında şuuru ve bilinci çalınmış bir millettikte bunu idrakten yoksunduk...Yoksun olmayanların çığlıklarına da duyarsız kaldık,,anlayamadık....İşte geldik bu hale.....GECELİK SEANSLARLA CAHİLLEŞTİRİLEN BİR MİLLETİN EVLATLRI OLARAK PARAMPARÇAYDIK....

Her yıl zat-ı alilerini idrak etmeye gayret ediyoruz... Okuduk,, anladık,, yaşadık ve yaşatmaya çalışıyoruz ve bir ömür ismi gönüllerimizde yaşayacak,,mümtaz ve nadide eserleri raflarımızın kalitesini artıracak ve ismini duyuracağız DÜŞÜNEN SAVAŞÇILARA.....Biz varoldukça varolacak....Onun eserleriyle bilinçlerimizi tazeleyecek ve güçlendireceğiz...Onun ismi ruhlarımıza ferahlık verecek.... Düşünce savaşında yardımcı kuvvetimiz olacak....Anlamak istiyorsak eserlerine sahip olacağız....Ben burada indi mülahazalarımı serdedeceğim acizane,,düşüncelerini iktibas etmek yerine düşünce devinin....Her dem gönlümüzde hüzün var....YÜCE ALLAH onu FİRDEVS IRMAKLARININ SERİNLİĞİNDE,,TUBA AĞACININ ASUDE GÖLGESİNDE MİSAFİR ETSİN....Rahmet diliyorum.... Hissediyordu ve hisseden yorulurdu..... Yorgundu,,, durgundu ama derin akıyordu....Fırtınalı düşünce vadilerinde soluksuz serüvendeydi....

Eğer harbi bir okuyucu isek,,fikir namusuna sadakatliysek ve fikirler savaşında kitapların silah olduğunu ittihaz etmişsek,,savaşların önce kafalarda kazanılacağını içselleştirmişsek CEMİL MERİÇ üstadın düşünce okyanusuna yelken açabiliriz....Zira dalgalıdır bu okyanus...Her an fırtınalı bir havayla karşılaşabilirsiniz...Bu yüzden çok donanımlı çıkmalısınız bu sefere....Yüklü dönmeniz için seferden....

Sevgili ülkemin soylu evlatları!!! Bu derin ve mümbit vadilerde yolcu olmak yürek işidir...Derinlik gerektirir,,asalet gerektirir...BU NEVİ VADİLERDE YOLCU OLABİLMEK ŞEREFTİR,, AYRICALIKTIR,, TEMAYÜZ ETMEKTİR...Herkese nasip olmaz bu şeref...Sizler bu şereften mahrum olmayın... Merak,, kitap,, ahlak en mübrem erdemlerdir bu vadilerin yolcusu olabilmek için....Bu erdemlerden yoksun olanlar bu nevi vadilerin havasını teneffüs edemezler,,iklimlerinde yaşayamazlar....Haddizatında bu vadilerde yolculuğa talipli olamaz....BEDELİ AĞIRDIR,, ÖDÜLÜ DE BİR O KADAR YÜCE VE YÜCELTİCİ....Yüceltici ve asilleştiricidir bu vadiler...Aydınlık ve duygu yüklüdür her köşesi.... Düşünce vadilerinin bu kolundan
beslenmeyenin serüveni ikmal olmamaış demektir...Siz siz olun CEMİL MERİÇ'SİZ bir düşünce vadisi yolculuğunun tamam olacağını asla düşünmeyin....

İnsan olan kafaları hedef alır....Düşünceyle dövüşür....Sözün namusuna sadakatli olur....SİLAHI KİTAP,,,KURŞUNU KELİMELER,, HEDEFİ KAFALARDIR....Düşünce savaşı insan üreten bir savaştır,,insan tüketen değil....İNSANLALŞTIRMA SAVAŞIDIR... İNSANSIZLAŞTIRMA DEĞİL....İnsan olan kaldırabilir bunu....Kuşanır silahını ve çıkar meydana....ÖYLE MASUM ÖYLE ONURLU......Hile,,hurda,,ihanet yazmaz kitabında.......Sadakat yazar,,,vefa yazar,,,her şeye rağmen dostluk yazar....Kin değil sevgi eker....ACIYI DEĞİL SEVİNCE ÇOĞALTIR.... Düşüncenin asilleştiriciliğine ve yücelticiliğine inanmıştır bu yolun savaşçısı...Bu savaşçılar gürültü yapmazlar konuşurlar....Bağırmazlar izah ederler....Nefret ettirmezler sevdirirler.....Öldürmezler yaşatırlar....Kavga etmezler münazara yaparlar.....Hiç şahit oldunuz mu gürültülerine,, kavgalarına,,kinlerine,,,yok edişlerine???Hep sessizliğin kalbinden hitap ederler ve etmişlerdir.....NİETZSCHE diyor ki:'''''''''İNSANIN İŞİ KONUŞMAYA BAŞLADI MI KENDİSİ SUSAR''''''''''
Bu insanların işleri konuşmuştur hep.....Zira bu yüzden ölümsüzleşirler ve hoş sada bırakırlar gönüllerde.....Öyle mesum öyle onurlu uçarlar sonsuzluğa.....İNSANLIK ONLARIN İZLERİNDE ZİRVEYE ULAŞIR......İşte üstat CEMİL MERİÇ bu savaşçıların kervanındandır..........Tıpkı,,,,ALİ ŞERİATİ,,,NURETTİN TOPÇU,,,MUHAMMED İKBAL,,,SEYYİD KUTUP,,MEVDUDİ vs düşünce devleri gibi.................KİTAP-AHLAK-DEVRİM-TEVHİT-ADALET-ÖZGÜRLÜK-EMEK-VATAN-BAĞIMSIZLIK ile......Slm-dua-umut-muhabbet....

..................................................................................

TARİH : 2008-09-09 -- 21:41:04 tarihinde Editör tarafından gönderildi...
WEB : http://www.aliseriati.com
Ülke : Türkiye
Şehir : ...
Mübarek Ramazan ayınızı tebrik eder Mevla'dan hayırlara vesile olmasını temenni ederim...

..................................................................................

TARİH : 2008-09-06 -- 12:00:30 tarihinde şeriati nurettin meriç tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : insan yüreği
sevgili site sakinleri arkadaşlar cümlenize merhabalar... ramazanınız hayırlı olsun... takibatta kesinti olmadı şükür ama düşünce paylaşımı akamete uğradı zoraki olarak...büyük öğretmen şehit doktor üstat ALİ ŞERİATİ ile ilgili son yazıları mümkün mertebe takip ve tahlil ettim kendimce... ŞEHİDİN bıraktığı keskin iz ve yarattığı günlük dil ve kurduğu devrimci retorik ve tahakkukunda tesiri olduğu müşahhas toplumsal devrim onu hazmetmeyi ve kabullenmeyi güçleştiriyor... kompleksi bırakıversek,,,birazcık nesnel oluversek herşey su gibi akacak,,, rahat soluk alacağız... ama bizim yapamadığımızı başkası yapınca ve gönülleri sonsuzluğa değin fethedince ve ölümsüzleşince buna tahammül zor geliyor ve gedikler açmaya,,, tesirini azaltıp gönüllerden uzaklaştırmaya yelteniyoruz... bunuda derinden ihsas ettirmeden yapıyoruz... ne hazin ve acı... SEVENLERİNİN,,, ŞEHİDİ KAMİLEN BENİMSEYİP ONUNLA BÜTÜNLEŞMESİ,,, TEK CAN VE TEK FİKİR OLMASI MUADİLLERİNİ KISKANDIRIYOR... bugünkü dünyada İSLAM İLE DEMOKRASİYİ bağdaştırma ve MÜSLÜMAN DÜNYAYA demokrasiyi benimsetme gibi son tahlilde beyhudeliğe mahkum direnişler var... halbuki bunun sonucu daha başından bellidir ve bu yolda yürüyenler yenilginin kurbanları olacaklardır... zira bu ikisi birarada olamayacak kadar birbirine zıttır... DEMOKRASİ PENÇELİLERİN REJİMİDİR,,, İSLAM İSE İNSANLARIN EN YETKİN SİSTEMİDİR... islamla demokrasiyi uzlaştırmaya gayret beyhude uğraştır,,, sonuçsuzdur,,, malayanidir,,, derin ve netameli tuzaktır,,, insanlığa ihanettir... bunu her kim yaparsa yapsın bu böyledir bendenize göre... acizane kanaatimce... bu kolaycılıktır,,, mücadeleden kaçıştır,,, korkunun tezahürüdür,,, menfaat zebunluğudur,,, dünya nimetlerine külfetsiz ulaşmak ve ehli keyf bir hayat yaşamak içindir... BUGÜN AYDINLAR YORGUNDUR AMA BU CİDDİYETSİZLİĞİN YORGUNLUĞUDUR... zira aydınlar YALANCIDIR bugün... tıpkı siyasetçilerin vurguncu,,, soyguncu,,, düzenbaz ve fahişe oldukları gibi... EMERSONUN tabiriyle ''''''tarihin kaydettiği her büyük hareket heyecanın zaferidir''''' işte ŞEHİDİN gönülleri fethederek layemut olmasıda samimi heyecanının,,, derin mücadele coşkusunun eseridir... ama bugün mücadele azmi,,, coşku,,, heyecan kalmamıştır... dolayısıyla gönülleri fethedip ölümsüz kalmayı başarabilecek bir prototip yoktur... sancı buradadır.... ÖLÜMSÜZLEŞMEK İSTEMEK AMA BAŞARAMAMAK.... ve başaranlara tahammül edemeyip onların bıraktığı izleri lekelemeye gayret etmek... ŞEHİT ubudiyet toprağına DİRENİŞ TOHUMLARI ekmiş bir toplumsal devrim önderidir kuşkusuz... evet,,, belki biran önce DEVRİM olsunda nasıl olursa olsun dememiştir ama DEVRİMSEL SÜRECİ DEVAM ETTİRMEKLE BİRLİKTE BİLİNÇLERİN AYDINLANMASI İÇİNDE ÇALIŞMIŞTIR.... hem devrimsel sürecin işlemesini sağlamış hemde toplumu olası bir devrime hazırlamak adına elinden geleni yapmıştır... ŞEHİT hayatın kaotik özünü derinlemesine idrak etmiş bir şahsiyettir... hayatı,,,, varlığı,,, tabiatı,,, kainatı,,,, yaratılışı bütün boyutlarıyla tahlil etmeye çalışmış ve yeterli başarıyı kaydetmiştir ve üstelik bunun insanlığa aktarımınıda mümkün mertebe sağlamıştır.... BÜTÜN SAMİMİYETİMLE İFADE EDEYİMKİ BUGÜN KUR'AN HARİCİNDE MÜNHASIRAN ŞEHİDİ OKUSAM KİFAYET EDER DİYEBİLİRİM CESURCA... ha tabi bu asla ŞEHİDİ tazim ve tebcil değildir haşa.... ama onun kıymetini ve izini ancak böyle ifade edebilme gayretidir... ŞEHİT varoluşu bütün buutlarıyla idrak etmiş,,, kesif duygulu,,, rasyonel,,, maddeyi ve manayı olması gerektiği biçimde mezcetmiş derya gönüllü bir devrimcidir... hem vehleten devrime inanmış hem de biteviye zihinsel dönüşüm sürecini devingen halde tutmuştur... dalavereye lüzum yoktur ve bu ancak basit ruhların işidir.... demokrasi kahpe bir düzendir...her pespayeliğin,,, müptezelliğin hayata hakim olduğu ve İNSAN YÜREKLİLERİN ACILARDAN ACILARA SÜRGÜN OLDUĞU BİR DÜZENDİR.... ne buyuruyordu ALLAH::: ''''DÜNYA SERVET VE NİMETLERİ,,, KENDİ ARANIZDA DOLAŞAN BİR DEVLETE DÖNÜŞMESİN'''''' işte DEMOKRASİ bu yüce buyruğu çiğneyen bir adi düzendir.... DEVRİM ise bu yüce buyruğu ikame etme azmidir... ama bunu idrak etmek ve bu düzlemde mücadele vermek yürek işidir... sorumluluk işidir... hülasa insan işidir.... işte bu mücadeleden imtina edenler ve menfaat zebunluğuna soyunanlar bu mücadeleyi verenleri kıskanmaktadırlar.... üstelik mücadele verdikleri yolda ŞEHADET ŞERBETİNİ GÜLEREK YUDUMLAMŞLARSA.... evet arkadaşlar halk sofrasına buyuru beklemeden dalan yeryüzü tanrıları ile mücadele etmek kolay olmasa gerek ve bu mücadeleyi verebilenin mutlak ölümle malul olmaması gerek... mücadele yücedir ve mücahid ölümsüzdür.... DÜNYA BİR OYUN ALANI VE MENFAAT TARLASIDIR VE HER BİR KİŞİNİNDE MUHTELİF ROLLERİ VARDIR....HEP BİR MASKE ARDINDA YAŞAR MENFAAT TARLASINDAN NEMALANMAK DERDİNDE OLANLAR.... ama herkes seçimini yaşar ve seçimi ve seçimini yaşamı kadar yüreklere hükmeder......İŞTE ŞEHİDİN DURUMUDA BUDUR::: SEÇİM YAPMAK VE SEÇİMİ MASKESİZ YAŞAMAK SON TAHLİLDE YÜREKLERDE ÖLÜMSÜZLEŞMEK.....herkes yapamaz bunu ama yapabilenlerde kıskanılmamalıdır... kimse bu zavallılığa düşmemelidir.....saygı selam dua umut muhabbet kardeşlik dostluk arkadaşlık kitap ahlak emek vatan bağımsızlık özgürlük bilgi aşk ve DEVRİMLE......

..................................................................................

TARİH : 2008-08-28 -- 02:12:21 tarihinde erkan karaaslan tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : malatya
böyle bi siteyi kurarak türk halkını, türk gençliğini bir nevide bilinçli müslümanlar olarak yaşamalarında yardımcı olduğunuz için sizleri canı gönülden kutlar ALLAHU TEALANIN rahmeti , merhameti, bereketi, mağfireti üzerinizde olmasını niyaz ederim

..................................................................................

TARİH : 2008-08-26 -- 13:40:09 tarihinde ali k tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : yeryüzü
FARKLIMI
Dünyanın herhangi a ülkesinde bizde geri kalmış veya orta gelişmişlik düzeyinde bir ülkede ,ülke şartlarına ,göre gene kendi içinde tam aydınlanmayı yakalamayan ,kavram ve oluşumların sıkıntılı olduğu,ülkelerde ,en büyük eksiklik suretlere kadar inhisar eden,kitle kabile ruhu ve yarı aydınlanma halindeki oluşumlardır...bu toplum ve liderleri ! kendi kendini ve düşüncelerini tabulaştırmakta çok maharetlidirler....üstadlarının şekilden öte ruhunu bir türlü keşfedemezler...tüm kavramları öykünmeciliğin batırdığı ruh ve bilinç yoksunluğu sonu gelişir...yarı cehaletin doldurduğu haz ve pişkinlik durumu her hallerinden bellidir....EN ÖNEMLİ CÜMLELERİ
. ÇOĞUNLUK BÖYLE YA lafıdır...hangi çoğunluk ,neden bahsediyorsun diyen adamda pek farklı değildir...temel kabul ettikleri medeniyeti bir türlü temellendiremezler...gelsin eğlence,softalık, kabileci kar ruhu...

..................................................................................

TARİH : 2008-08-21 -- 10:15:46 tarihinde ali k tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : yeryüzü

HANGİ TASARI insan ve canlılık hem bir tasarının eseri ,hemde kendisi tasarı halindedir.ancak bu ikili ve içiçe geçmiş tasarının mahiyeti ve yönü nedir,konum nasıl belirlenir ,nasıl tavır alınır.....gerek tanrı ,gerek evren ,gereksede insan maksatlı varlıklardır...eger bu bütünlüğe bir ruh,bilinç ve canlılık veremezsek ,kosmos çöker...bu ruh ve canlılık ilmin konusudur..ancak ilmi açıdan durduğumuz nokta ve yön tayini 1.cil bir konudur..ilimse bilgi ve kavramsallaştırma ve oluşacak aydın ve insan kişiliğinin neticesiyle ortaya konur...bulunduğu yerde konumlanan ve mutlaklaşan ,kesitsel bakış açısı ilmi bir duruş değildir....bu duruşun izahı ancak bir ruh ve bilinçlilik haliyle aşılabilir...ilim adamının beynini kuşatan kesitsel mutlakçı bakış belki gafletin mahsülüdür ,ancak insan türüne bir darbedir...fakat tarihsel düşünce birikiminide tümüyle inkar da ayrı bir yanılgıdır...sözgelimi,anadolunun herhangi bir kesimini veya hakim uygarlık dönemini ,selçuklu uygarlığını incelerken ,hem selçuklunun bulundugu coğrafi, kültürel,ekonomik. dini, v.s irdelerken hemde yeryüzü insanlığının o dönemdeki tüm boyut larını ortaya dökerek, karşılaştırma yaparak bir öz boyut grafigi ve egrisi ortaya çıkarılmalıdır ön yargısızca ve adembilimce...ondan sonra bilinç ve aydınlanma olarak yeri ,monumu ve sınıfı netleşir..zihin egrileri ve kapasitesi ortaya çıkar...özellikle öncü kişiliklerin zihin ruh ve bilinç düzeyi ,çok önemlidir....mesela, marksizmin kurucu teorisyeni marksın akıldan başlamak üzere öz boyutları adembilimce test edilir,marksın kapasitesi ve bulunuşu netleşir...keza her kurucu düşünür için...insan ve toplumların özündeki tasarı ve yöneliş böylece ortaya çıkar...

..................................................................................

TARİH : 2008-08-20 -- 14:16:03 tarihinde ali k tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : yeryüzü
mahser bey teşekkürler karşılıklıdır...benim durduğum yer çok nettir...
ADEMBİLİM....ancak öz boyutun teşekkülü sonsuz durumla ilgili olduğundan bağllantıyı kurmakta zorlanıyor olabilirsiniz...bazı kurumsallaşmalarda tartışma götürür...hürmetler...

..................................................................................

TARİH : 2008-08-20 -- 10:34:35 tarihinde ali k tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : yeryüzü
dostlar...dikkat edin...ben bir ilmi düşünce metodu ortaya koyuyorum...tüm zamanları adembilim bağlamında eleştirel bir şekilde irdeleyerek ,insan türünün düşünce ve eyleminin tarih boyunca reel durumunu ,kendi içinde ,kavramların içeriğinide kendi içinde inceliyorum...sözgelimi , marksı veya seyyid kutupu ele aldım...zaman ve döneminin etkin faktörleriyle ,kutup veya marksın bulunuş ve oluşumunu ,öz yapı itibariyle ortaya koymaya çalışıyorum...evrensel ilişkiler parelelinde görüşlerimi izah ederken ,karşılaştırmalı bir yöntem izliyorum...bir yazımda milliyetçiliği incelerken,millilik altyapısının farklı baglamlardaki ,karakterini, iran devrimi, sosyalizm, modernizm dönemlerinde incelerken, övgü ve yergi cümlelerini hiç kullanmadım...radikal sözcüğünü ,sadece batı demokrasilerine nispetle ,türkiyenin, iranın, rusyanın ,çinin,veya bir başka yapılanmanın daha iyi anlaşılması için kullandım...konum uz ,tarih boyunca demokrasi karşıtlığı ve etkileri olsaydı ,izahım değişirdi...

..................................................................................

TARİH : 2008-08-19 -- 14:40:50 tarihinde ali k tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : yeryüzü

NASIL DÜŞÜNMELİ
Düşünme yöntemi ,temel bir sorundur.ben meseleye ,duygusal açdan bakmıyorum,gerçek insan ve ademi boyuttan ,öz olarak ,düşüncenin nerede durdugunu ,adembilim,varoluşsal ve evrensel konum bakımından yerini tespite çalışırım..özellik ve nitelik açısından kritik ederim, bakış açım tüm yeryüzü ve tüm zamanların ,nesnelerin arkasındaki ve davranışa yön veren öz yapıdır...sözgelimi ben hegel ,marks ve imam ali yi muhakeme ve mukayese edecegim...öncelikli olarak adembilim metodundan hareket ederim...hegel düşünce ve idealizm kulvarında dururken ,marks materyalizmin , imam ali inancın safında durur...aslında düşünce, madde ve inanç adembilim açısından birbirini tamamlar....ancak bu kavramları yerli yerine oturtmak gerekir...bu kavramların özündeki sonsuz durumu bilmeyi gerektirir...mezopotamyada,mısırda,yunanda, iranda, musevi, hıristiyan islam ,uygarlıklarında, sosyalist ve modern toplumlarda insan ruhunun bu öz yapısı çok degişik tonlarda eserlerine girmiştir.çünkü insan sonsuz bir durumdur...keza bilimdeki sahanın genişliğininde sınırı yoktur..işte bu sonsuz durumdaki akışı insanoğlu çeşitli baglamları mutlaklaştırarak bu içiçe durumu kesitlere bölerek öz yapıyı farklı göstermeye çalışmışlardır.....asla..asla....temel sorun tam aydınlanma sorunudur....

..................................................................................

TARİH : 2008-08-16 -- 13:52:06 tarihinde Tuğba Çoban tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : Çorum
Dua adlı kitabın baskısı yok mu?
aylardır arıyorum bulamıyorum.
Lütfen yol gösterirseniz sevinirim.
İyi çalışmalar

..................................................................................

TARİH : 2008-08-09 -- 17:12:46 tarihinde mahseri tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : kürrei arz
ali k nin yazılarına katılmamak elde değil ama furkani kardeşin bazı konuda hayıflandığı yerler var onunda sebebi ali k nin bazı kavramları tam açamamış olması diye düşünüyorum kısaca kavramlar kargaşası var ademi boyutta incelersek bunlar normal olan şeyler ama en önemli şey kuran eleğinden geçirilen arı duru bir islam yazılarımızı bu kalıp içerisinde yazarsak daha seviyeli daha hoş kalp kırmadan olacağına inanıyorum araştırmalarınızda başarılar dilerim

..................................................................................

TARİH : 2008-08-08 -- 22:11:05 tarihinde frk çöl tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : Tirana Övgü
Radikal olmayan Barışçıl Olan Tiranlara övgünüz ne kadar Batıcı ve Sağlam okuduğunuzu bize gösteriyor.Bir ülkedeki Tirana övgünüz müslümanlıkla ilişkilerinizi bize açık açık anlatıyor.Sahi sizin hiç İslami bir altyapınız var mı.Bu ülke insanın bulunduğu bu vahim halin musebbiplerine bu övgünüz bilerek mi yoksa korkunç bir Cehaletten kaynaklı bir değerlendirmeme mi.Kellelerin uçuştuğu dönemin Failine olan bu tuhaf övgüleriniz sizin islami bir altyapıya sahib olmadığınızı öyle güzel gösteriyor ki gülümsüyorum Sirkatini söleme meselesi.....

..................................................................................

TARİH : 2008-08-03 -- 00:29:14 tarihinde mahser tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : nevşehir
arı duru bir islam her şeyin kuran eleğinden geçirilerek ortaya konan bir islam ata dini değil kurani ve muhammedi bır islam diyerek israr ediyorum selam ile

..................................................................................

TARİH : 2008-08-03 -- 00:19:52 tarihinde mahser tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : nevşehir
ali k sana katılmamak elde değil seni tebrik ederim senin ademi boyutta ele aldğın mevzuyu okuyorum sana araştırmalarında başarılar dilerim selam ile

..................................................................................

TARİH : 2008-08-01 -- 15:48:50 tarihinde okuyucu tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul
şu ciddi! yazılarınızı makale haline sokunki olurda yayınlanırsa bizde adam gibi okur değerlendiririz. burada mahalle kavgası tarzında site kirliliği yaparak beynimizi gönlümüzü dumur etmeyin. sayın editör şu 4-5 elemana sözünüz yokmu?


..................................................................................

TARİH : 2008-07-28 -- 22:31:03 tarihinde mahser tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : kırşehir
ali k senin gibi düşünen oldukça dünya devrimi olur herkze slm

..................................................................................

TARİH : 2008-07-26 -- 10:27:49 tarihinde ali k tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : yeryüzü
dostlar...saglam okuyun..ben batıcı degilim..ancak ,özellikle bilim ,akılcılık aydınlanma,liberalizm ,kapitalizm,demokrasi,sosyalizm gibi kavramlar günümüz dünyasının alt yapısı degilmidir*islam düşüncesini temellendirirken bunlara bir bakış açısı geliştirmek ,kavramları tanımak ve yerimizi tayin etmek, gerçkçi çözümlemeler yapmak zorundayız..aslında batılı düşünce tüm hayatı sarmalayarak kuşatmıştır...sanayi, kültür ve hayat yapılanmasında ,global bir endüstri kurmuşlardır..hangi gelenekle bunları aşabilecegiz*islam dünyasının durumu nedir,seni- beni yutar...adamlar asırlardır dünyevi kavramları ele geçirmişler...merhum ali şeriati gibi kaç aydın esaslı bir görüş geliştirebilmiş?tüm anadolu batı tandaslı piyasa ekonomisini yaşamıyormu?milliyetçiligi, demokrasiyi,sosyalizmi,cemaat yapılarını batı beyin dizaynına göre yapmıyormuyuz?ozaman osmanlı dönemini getirlim?osmanlı zaten bitmiş,bir kültürel koskoca miras bırakmış, ancak ,batılı düşünce ve uslup yerini almış...tüm ilişkilerimizde öz olarak batılı paradigmayı ,tüm dünyayla beraber kabullenmişiz?batı düşüncesi,avrupada hayat bulmuştur sistematik olarak ancak tüm zamanların etkin aklıdır..onun karşısına arap veya başka hangi kültürle çıkacagız..bu bir reel tespittir...modern teknolojiyi takip etmeyen bir ulus ismi verin?parçacı tüm düşünceler batıya tekabül eder..ademi bir düşünce tüm kozmozu kaplar..bana kısır düşünce den örnekler göstermeyin...tüm zamanların akışından bahsedin...öbür türlüsü sizde batıcısınız kapısına çıkar...reaksiyener,sinirlilik hali batıcılıgı güldürür...klasik birlik hali sizi yanıltmasın,evrensel kaplayıcılıkla tüm zamanların akışını izah ediniz...her izahımızla batılı düşünceye teşne oluyoruz farkında bile degiliz...biz kimiz ve yerimiz neresi bir izah edinizde bakalım?

..................................................................................

TARİH : 2008-07-23 -- 01:07:35 tarihinde ali k tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : yeryüzü
ali furkani bey,ne sylemek ,istedigimi ,hangi konum ve durumdan bahsettigimi ,metodoloji olarak nasıl bir yöntem izledigimi test ederseniz ,evrensel konum ve vroluşsal durumu ,insan bilim ile degerlendirdigimi,realite boyutunu degerlendirme,de tarihi süreci ve vakıayı naklen bize geldigi boyutuyla ele aldıgımı,ancak vkıayı oluşturan temelde ki düşüncenin ademi boyuttan nasıl kopartılarak kısırlaştırıldıgından bahsettigimi göreceksiniz...izah ettiginiz vakalara katılıyorum...ancak hangi tip insan ve kültür tipi vakada etkin olmuştur...hangi kavrayış ,hangi zihin bütünlügü,.....tarihi sorunlar malum...amenna...benim inceledigim sorun nerede ,hangi düşünce ve kavrayıştan sudur ediyor...küçlme,seviyesizlik, ve tecavüzün sınırı yoktur...aydınlanma ve kişiliginde...evet her tür chalet, yarı aydınlanma ve kirlilige tepki gösterecegiz ,ama o oluşumları ademi kavramlar ve insan bilmle test edip ,insanın öz boyutlarını ortaya çıkarmalıyız...verdigim kişi örnekleri,bazı gerçekleri gün yüzüne çıkarmak ve tartmak için verilmektedir...

..................................................................................

TARİH : 2008-07-22 -- 14:56:26 tarihinde ... tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : ...
...

..................................................................................

TARİH : 2008-07-20 -- 22:42:11 tarihinde alifurkani tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : Nakısa Yanılsama Vehimler
Ortak bir sabitemiz var mı.Varsa örneğimiz o olması gerekmezmi.Batılı değersizlikleri isimler halinde tekrar etmek bilgiyemi delalet eder yoksa kendini aynı değirmen etrafında helak etmeyemi işarettir.Batılı değersizlikler üretir bunu görmek için size hangi örnekleri verelim.Hiçliğe çağıran hedonist paganist putperest katliamcı Batılı Düşünür Müsveddeleri kendi ruhi problemleri ni halledememişken çıldırmışken çılgınlıktan kulaklarını (kendi kulağını) kesecek azgınlığı gösterir vaziyetteyken...Bize dayattıkları Ulus,Millet,Kavim tanımlarını kabul etmemizi nasıl istersiniz anlamak mümkün değil.Tanrı ölmüş saçmalığını terennüm eden insanları sanki bir değer üretmişler gibi göstermeye kalmanız ilginç.Irkçılığın müsbeti olmaz ırkçılığın olduğu yerde Katliam vardır öteki iğrençlikleri yazasım gelmiyor kendiniz bulun.Medine islam devletinde peygamber devrinde ensarın kendi arasındaki kavgaları ensarla mekkeli muhacirler arasındaki kavgalar.Haşimiler ile Ümeyye oğulları adlı çetenin kavgaları.Ümeyye adlı arap ırkçılarının öteki müslümanlara ettikleri ırkçı uygulamalar.Bosnada boşnaklara yapılan ırkçı uygulamalar İsrailde Filistinlilere yapılanlar.Ruandada tutsilerin hutulara yaptıkları.Sudanda animistlere Arap kökenlilerin yaptıkları.Bu topraklarda Ermenilerin doğuda yaşayanlara yaptıkları daha sonra Kürtlerin Ermenilere yaptıkları.Fransızların İngilizlerin Almanlara yaptıkları yada tersi...Rusların öteki halklara yaptıkları.Amerikalıların Japonlara yaptıkları yada Japonların Korelilere ve Çinlilere yaptığı Irk temelli zulümler.Amerikalı beyaz vahşilerin Kızılderililere ve siyahilere yaptığı Irk temelli Medeni uygulamalar.Mısırlı medenilerin İsrailoğullarına ettiği Faşizan uygulamalar.Bir Ülkede koskoca bir halkın dilinin yasaklanması..Örnek sayısız anlayan için Müsbet ırkçılığın hiçbir zaman olmadığıda kesin.Kürde sen Türksün diyenler Radikal bir uygulama yapmadıysa size göre EL insaf demekten başka elimden ne gelir ki.Kendilerine kurucu millet olma hakkı tanınan bir halka daha sonra siz yoksunuz diyen Şahsa Radikal uygulama yapmamıştır demeniz ilginç ötesi...Yeni nesil okuma özürlü ne yazıkki TV kültürsüzlüğüyle oluşturdukları Değersizlikleri bizim gibi Kuran temelli düşünen insanlardan bekleme saflığını gösteriyorlar ki bunu göstermemiz mümkün değil.Sabitesi hergün değişen sabitesizler Sabiteli olmayı Erdem olarak göreceklerine eleştiriyorlar haklı olarak ...Sevdikleri hergün değişenlerin Bir Sabite sahibi olmaları elbetteki mümkün değildir.Sabite sahibi olmak demek Gayb merkezli bir yürüyüşün sahibi olmak demektir.Halbuki bugün kendini Müslüman diye isimlendiren şahıslar toplumun diğer kesimlerinden hiçbir farkları olmadığını dış görünümlerinden bile anlamaktayız.Bırakın fikirsel çalışmayı Çalışma varsada Batı odaklı iğrenç bir Öykünmecilikle kendine Güldüren bir konumdadırlar.Marksta vehmettiğin değer nedir eğer siz gerçekten Gayb merkezli bir anlayışın muntesibi iseniz.Sosyalizmde vehmettiğiniz güzellik eğer siz Öte dünya odaklı bir anlayışın taraftarı iseniniz bu Öteyi reddeden anlayışla Gayb odaklı İslamı nasıl yanyana getirebiliyorsunuz anlaşılır gibi değil.Gaybı kabul etmeyen bir anlayışla Öteyi tek gerçek olarak anlatan gösteren bir anlayış nasıl yanyana getirilebilir açıklayın_açıklamayın...bu gecelik yeter

..................................................................................

TARİH : 2008-07-20 -- 16:38:55 tarihinde ali k tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : yeryüzü
dostlar imkanınız varsa ,birkaç kaynaktan veya internetten aşagıda verdigim kitap ve düşünürlerin asıl düşüncelerini karşılaştırmalı olarak okuyun....kuran incil,tevrat,eski hint,mısır,çin,yunan amerika kültürü,eflatunaristo,sokrat,12.yya kadar islam ve diger din felsefesi,ortaçag hıristiyan kültür ve düşüncesi,hümanizm,bilim ve akılcılık,dinde reform,sömürgecilik,feodalizmliberalizm,kapitalizmmerkantalizm,fizyokrasi,sosyalizm,marksizm,batı ve ulusal marksizm,batı dışı ülkelerin ortaçag boyunca durumu,afrika genel tarihi,modernizm ve post modernizm,islam modern düşüncesi, kısa dünya tarihi,siyasi düşünce tarihi,islam bilim,antropoloji ...arkadaşlar,karşılaştırmalı olarak okuyn ...internette 3-4 makale okuyarak bu düşüncelerin öz yapılarını tanımaya çalışın...ademi temellendirin ...saygılar..

..................................................................................

TARİH : 2008-07-20 -- 15:58:03 tarihinde ali k tarafından gönderildi...
WEB : http://
Ülke : Türkiye
Şehir : yeryüzü
ali furkani bey....duyarlılıklarına aynen katılıyorum....imam ali nin pak ve seçkin tutumunada...onun yolunun gercek baglılarınında yanındayım....ancak,demek istedigim,insanlık tarihi boyunca, gerçek insanı var eden çok boyutlu ve özcü düşüncenin ,ademi boyuttan tahrifi ve kurulamaması sorunudur...kısır bir mekanizma sonucu ,evrensel konum, varoluşsal durum ve insan bilim temeli yerine,cahili yapılanmalar belirleyici olmuştur...söz gelimi,aydınlanma,emek,millilik,evrensellik ,bilim gibi konular insan bütünlüğünün yeriyken,kısır insan tipinin elinde mugalata,ayak oyunları ve türlü istismarlara yol açarak tarihin rengini oluşturmuştur..bir insanınştoplumun veya kitabın seçkin yerini anlamak için konunun ve konumun asıl kavram ve boyutları testten geçirilmelidir..tüm varlıgını oluşturan varoluş durumu çıkarılmalıdır..insanlık tek bir türdür,ademi öz aynıdır,ortak evren ve dünya şartlarında yaşıyoruz,hangi düşünce olursa olsun,bu süreç ve durumu gözardı edemez...imam alinin özlem ve tutumu aslında tüm insanlıgın dogasında vardır,fakat bu düsturları görebilmek için öz yapı ve ynetimi görebilmek erdemli insanların işidir..saygılar...

..................................................................................

 

 


 

www.aliseriati.com         www.aliseriati.net        www.aliseriati.org

NETWOR YAZILIM